Ana içeriğe atla

Zeitgeist The Movie

hayatımız yalanmış dedirtecek bir belgesel. 3 bölüm halinde dünyanın gidişatını (aslında konu genelde abd'nin gidişatı ama kendileri süper güç olduğundan bütün dünyayı ilgilendiriyor) inceliyor.

1. the greatest story ever told: konuya dini kurumların insanları maddi yönden sömürdüğünü, işlerine karışılmayan tek kurum olmasının kimseyi neden rahatsız etmediğini söyleyerek giriyor. güneşin bütün pagan dinlerinde nasıl ilahlaştırıldığına ve pagan dinleri arasındaki benzerliklere değiniyor. aslında dini şahısların tamamen astrolojinin ve çeşitli efsanelerin sembolize edilmesinden açığa çıktığı anlatılıyor. hristiyanlığın da bütün bu pagan dinlerin bir çeşit kolajı şeklinde hazırlandığına dikkat çekiyor. belgeselde dine bu denli zaman ayrılmasının sebebi dinin insanları uyutma, manipüle etme ve birbirine düşürme gibi amaçlara hizmet edebileceği ve insanlığın birbirine karşı en güçlü silahın din olması sebepleri yatıyor. yalnız din konusuna sadece hristiyanlık ve biraz yahudilik olarak eğilmiş, islamın temellerinin bu iki din olmasına karşın pagan dinlerindeki semboller ve olaylar müslümanlıkta yeterince bulunmuyor. islama da eleştiri getirebilmesini beklerdim bu belgeselden. ayrıca dan brown romanları kurgu olmasına rağmen hristiyan dünyasında bu kadar tartışılmışken, bu belgeselde açıklananlar hakkında neden tek kelime yorum yapan yok medyada onu da anlayabilmiş değilim.

2. all the world's a stage: hava korsanlarının nasıl el altından finanse edildiğini, finansmanı sağlayanlarla siyasilerin yakınlıklarını göstererek işe başlıyor. ayrıca intihar saldırısı yapan kişilerin tamamen düzmece olduğu ve bazılarının hala yaşadığı söyleniyor. sonra usame bin ladin'in abd ile olan yakın ilişkilerini ve 9/11 saldırılarını yapabilecek kapasitede olmadığını gösteriyor. daha sonra uçak enkazlarının gerçekte olmasından çok daha alakasız olduğunu ve gereken kanıtların (cesetler, uçak motorları) bulunamadığını gösteriyor. en dikkati çeken pentagon enkazı, sadece tuğlalar ve toz var, bütün uçağın patlama sonucu "buharlaştığı" rapor edilmiş. enteresan olan enkazdan cesetlerin çıkarılmış olması ki uçağın buharlaşmasına rağmen cesetlerin kalabilmesi tamamen saçmalık. sonrasında wtc kulelerinin uçak çarpmasıyla değil de başka planlanmış sebeplerden yıkıldığını sağlam argumanlarla bize sunuyor. ardından uçakların aynı yıl içerisinde 11 eylül haricinde %100 hatasız çalışan hava savunma sistemini nasıl aşabildiklerini gösteriyor. sonrasında memleketimdeki uçan kuşu dahi benden önce gören cia'in uçakların çarpacağı konusundaki istihbaratları göz ardı etmesinin saçmalığından dem vuruyor. ardından bu saçmalığın, olayı tamamen cia'in organize hatta finanse etmesinden olduğu anlaşılıyor. bu bölümdeki en etkileyici sahne bence binaya uçak çarptıktan sonra telefonla bağlanan birinin diyaloğu sırasında binanın çökmesi ve bir anda bağlantının kopması.

3. don't mind men behind the curtain: bu bölümde amerikan tarihi ve finans sistemi özet geçiliyor. ünlü bankerlerin spekülasyonlar ile ülkenin finans kaynaklarını nasıl ele geçirdiğini, sanki çocuk oyunuymuşçasına anlatıyor. suni buhranlar yaratarak bankaları ve şirketleri ucuza kapatma yöntemiyle zenginler iyice zengin oluyor. bu da yetmezmiş gibi savaşları sürekli destekleyip finanse ediyorlar. 1. dünya savaşı, 2. dünya savaşı, vietnam savaşı ve şimdiki "küresel terör" savaşlarına abd'nin nasıl yapay nedenlerle girdiği açıklanıyor. toplumun din, çarpık eğitim sistemleri ve medyayla nasıl uyutulduğu gösteriliyor. en son olarak bütün bu sistemin ne yapmaya çalıştığı konusunda fikirler yürütülüyor (burda yazmıyorum). bence çok da akla uzak projeler değiller.

ortalama bir insanı çok ağır bir dil olmadan birçok konu hakkında bilgi sahibi yapan (pagan sembolleri, günümüz finans sistemi, abd tarihi vs. ) ve sunduğu savları güçlü argümanlarla destekleyen bir belgesel. tek kötü yanı olaylara abd toplumu açısından bakıyor. Ayrıca torrentten bedava ve yasal şekilde indirilebiliyor. ahanda linkini de vereyim http://www.zeitgeistmovie.com/dloads.htm izleyin izlettirin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

22 yıl oldu ama hala haklı

Her şeyin sahtesi var… Paranın sahtesi var… Tablonun sahtesi var… Altının, gümüşün, elmasın sahteleri var… Var oğlu var!… Peki dinin ve ideolojilerin de sahteleri yok mu? Olmaz olur mu hiç? Var. Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duygularının ve dince kutsal kavramların siyaset adına kullanılması ile din, din olmaktan çıkar, siyasetin aracı olur. Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez… Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder. Yalnız Türk Lirası ile milyarder değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi olmuşlar birçoğu. Oh ne kolay!… Çek bir besmele, gelsin paralar… Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığıyla kazanılan milyarlar… Elhamdülillah Müslümanız!… Elhamdülillah milyarderiz!… Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda… Bir üçgen bu… Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni… Bunlar dindarın s...

Yaz Tatilindeyiz

Yaz gelince herkes bir yerlere kaçmak, rahatlayacak bir yer bulmak ister. Geri kalan 9 ay içinde yaptıklarımız, uğraştığımız şeylerin hepsini yaz tatili ümidiyle yaparız aslında, bittiği andan beri tekrar beklediğimiz tatili düşünerek. Yaz tatilinin herkes için farklı içeriği vardır. Kişinin hayat şartlarına, ailesinin durumuna , izin günlerinin sayısına göre değişir hepsi. Benim yaz tatilim klasiktir genelde, taa çocukluktan beri süregelen bir şekilde olur. Temmuz gibi annemle babam izinlerini alırlar, ailecek arabaya atlanır, erdek/ocaklar olsun, yada belki farklı olsun diye ayvalık , gidilir, 1 hafta kalınır, büyük oranda pansiyonda çünkü otelde kalmak biraz tuzludur hep. 3 aydan çıkarılan bir hafta dışında kalan günleri hep aynı geçer, gündüz evde, akşamüstü oldu mu dışarı çık, arkadaşlarında toplanıp futbol oyna, basket oyna, otur muhabbet et. Her gün aynısı, hem de hiç sıkılmadım bu rutinlikten, hayatımın en keyifli yaz tatilleriydi onlar. Sonra üniversite çıktı, herkesin ...