Ana içeriğe atla

Büyük Kurtarıcı


How I Met Your Mother 'da 4. sezon umduğum gibi başlamadı açıkçası. İlk üç bölümün sonunda aklıma gelen tek yorum hayal kırıklığıydı. Yılların HIMYM sinden ümidi kesicek miyiz , nasıl olucak sıradan bir diziye mi dönüşüyor derken Büyük Kurtarıcımız ortaya çıktı (Gelecekten gelen 80 yaşında bir Barney Stinson ). Daha önce literatürümüze eklediği pek çok taktikle idolümüz haline gelen Barney şov yapmak için bekliyormuş gibiydi. Kimin aklına geldiğini bilemiyorum ama her kimse elinden pek kurtulan olduğunu sanmıyorum. Nasıl olduğunun önemi yok aslında sonunda Barney kendisini Christian Troy 'dan (Nip/Tuck) ayıran yaratıcılığını ve espri yeteneğini kullanarak belki kendine geçici bir ilişki sağlasada, bizim için eski dostumuzlar aramızdaki kırgınlıkların kalkmasına yardımcı oldu. Diziyi tekrar izlenebilir hale getirdiği için ve ekstra yaratıcılığı için Barney 'ye burdan bir teşekkür yolluyorum. Kendisi bile buna şaşırmış sanırım.




(Spoiler sayılmaz sanırım o yüzden söylüyorum 5. bölümde de dizinin yükselişi devam ediyor. Lily Aldrin 'e dikkat edin izlerken. )

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

22 yıl oldu ama hala haklı

Her şeyin sahtesi var… Paranın sahtesi var… Tablonun sahtesi var… Altının, gümüşün, elmasın sahteleri var… Var oğlu var!… Peki dinin ve ideolojilerin de sahteleri yok mu? Olmaz olur mu hiç? Var. Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duygularının ve dince kutsal kavramların siyaset adına kullanılması ile din, din olmaktan çıkar, siyasetin aracı olur. Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez… Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder. Yalnız Türk Lirası ile milyarder değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi olmuşlar birçoğu. Oh ne kolay!… Çek bir besmele, gelsin paralar… Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığıyla kazanılan milyarlar… Elhamdülillah Müslümanız!… Elhamdülillah milyarderiz!… Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda… Bir üçgen bu… Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni… Bunlar dindarın s...

Yaz Tatilindeyiz

Yaz gelince herkes bir yerlere kaçmak, rahatlayacak bir yer bulmak ister. Geri kalan 9 ay içinde yaptıklarımız, uğraştığımız şeylerin hepsini yaz tatili ümidiyle yaparız aslında, bittiği andan beri tekrar beklediğimiz tatili düşünerek. Yaz tatilinin herkes için farklı içeriği vardır. Kişinin hayat şartlarına, ailesinin durumuna , izin günlerinin sayısına göre değişir hepsi. Benim yaz tatilim klasiktir genelde, taa çocukluktan beri süregelen bir şekilde olur. Temmuz gibi annemle babam izinlerini alırlar, ailecek arabaya atlanır, erdek/ocaklar olsun, yada belki farklı olsun diye ayvalık , gidilir, 1 hafta kalınır, büyük oranda pansiyonda çünkü otelde kalmak biraz tuzludur hep. 3 aydan çıkarılan bir hafta dışında kalan günleri hep aynı geçer, gündüz evde, akşamüstü oldu mu dışarı çık, arkadaşlarında toplanıp futbol oyna, basket oyna, otur muhabbet et. Her gün aynısı, hem de hiç sıkılmadım bu rutinlikten, hayatımın en keyifli yaz tatilleriydi onlar. Sonra üniversite çıktı, herkesin ...