Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Herşeyden Önce Kames Vardı

Bugün simit almış eve dönerken önümde yürüyen mahallenin gençlerini gördüm. Ellerine toplarını almış maç yapmaya gidiyorlardı. Ellerinde plastik topu görünce şaşırdım açıkçası. Plastik toplarla geçmişte kaldığını düşünüyordum çünkü artık 3-4 ytl ye bile plastikten daha kaliteli toplar almak mümkün. Bizim zamanımızda ucuza plastik dışında top bulunmazdı. Çinliler piyasayı ele geçirmemişlerdi o zamanlar. Temiz, güzel günlerdi çocukluk günleri .. Aklıma o dönemin efsane markası Kames geldi. Çocukken abartı derecede futbol oynadığım için pek çok değişik markada ve kalitede top ile haşır neşir olmuştuk doğal olarak. Genelde elimizde maç için ideal futbol topları olurdu yine de bazı zayıf zamanlarımızda plastik toplarla idare ederdik. Aslında iyi de olurdu çünkü kızlar futbol topuyla voleybol oynayamazdı. Kames ise, kızlarla voleybol oynanmayacak kadar kaliteli ve farklıydı. Bir kere hafif değildi diğer toplar gibi rüzgarda kolayca savrulmazdı. Daha kalın yapılıydı, bi kere 9 kat yazıy...

Ankara Rüzgar Tüneli

1947'de inşaatına başlanıp 1950 yılında tamamlanan türkiye'nin ilk ve halen en büyük rüzgar tünelidir. inşa döneminde ülkemizin bir yıllık bütçesine eşdeğer bir para harcanarak yapılmıştır. anlamsız bir şekilde 1956'da tarım makineleri üreten bir tesise dönüştürülmüş, sonrasında yıkılması tartışılmıştır. fakat milli savunma bakanlığı tünelin türk hava sanayi için "önemli bir yapı" olduğu konusunda görüş bildirmiş ve yıkılmasını önlemiştir. sonrasında odtü'ye devredilmesi gündeme gelmiş ama gerçekleşmemiştir. 1972 yılında şu anki savunma sanayi araştırma ve geliştirme enstitüsü (sage) denilen kuruma devredilir. 1994 yılında yapı onarılır ve yeniden faaliyete geçer. tünel halen tübitak-sage tarafından işletilmektedir. subsonik hızda, kapalı çevrim bir tüneldir. tarihi kısma bakıldığında türkiye'yi yönetenlerin basiretsizliğini, dışa bağımlılığını gösteren bir yapıdır. 1926'da türkiye'nin ilk uçak fabrikası yapılmıştı zaten. sonrasında nuri demirağ t...

City of Blinding Lights ( İzmir )

Benim için İzmir diğer şehirlerin hepsinden daha ayrı. Kordon ile olsun, vapurları ile olsun veya kızları ile olsun hadi. Bazen sadece otobüse binip yolculuk etmekten bile bana zevk veriyor. Özellikle sahilden giden otobüslere. Başlıkta City of Blinding Lights yazıyor, doğal olarak ne anlatmak istiyorsun bize diye aklınıza takılmıştır. City of Blinding Lights aslında New York için yazılmış bir U2 şarkısı. Çünkü isminden de belli olacağı gibi geceleri New York kör edici ışıklarla bezenmiş bir şehre dönüşüyor. Gökdelenlerin ışıklarıyla olsun , diğer binaların ışıklandırmalarıyla olsun. Bono da bu ışıkların altında geçen bir aşk hikayesini anlatıyor bize. Aslında New York a ilk gittiklerinde hissettiklerini bir aşk hikayesi ile beraber anlatıyor " bu gece ışıkların altında çok güzelsin .." Benim için ise bu şarkının şehri İzmir. Geceleri daha farklı bir güzelliğe bürünüyor İzmir. Eğer karanlık saatlerde şehre gelen bir otobüsün içindeysen görebildiğin yılan gibi kıvrılan ay...

Sabretmeye Devam

Bursalı

bazı kişiler tarafından ibnenin eşanlamlısı olarak kullaılan kelime. şöyle bir efsaneye dayanır: osmanlı döneminde bir savaş çıkar. ordu hazırlıksızdır. padişah çevre illerden malzeme tedarik etmek ister ve bursadan çok sayıda "ipme" (asker başlığı gibi birşey) ister. tabi o zaman telefon yok ulaklarla haberleşiliyor doğal olarak, bu ipme sözü bursaya gelene kadar "ibne"ye dönüşür. bursa valisi haberi alınca şaşırır ama acil olduğu için doğrulatma imkanı bulamaz. bursada ne kadar ibne varsa hepsini toplayıp istanbula gönderir. bursadan bu kadar çok ibne gelmesi istanbuldakiler tarafından alay konusu olur. rivayete göre bursadan gelen bu ibneler sonradan fenerbahçe bölgesine yerleştirilir. tabi efsanedir bunlar.. not: bursada doğup büyüyen bir insanım. bursada böyle imalı imalı "bursalı" diyenlerin canını yakarlar ona göre.

Ustalara Saygı

Şiir okuyan bir adam değilimdir ben. Benim için düz yazıdır diyebilirim. Zaten herkes şiir sevemez ama bir yada birkaç şiiri sevebilir. Duyduğunda etkilenebilir, hem düşündümde şarkılarda birer şiir değil midir ? O zaman bende şiiri şarkı olarak sevenlerden oluyorum sanırım. Şarkı olmasa da bende iz bırakabilen , canlı dinlediğim ve sonradan okuduğum, hatta aklımdan bir kısmını ezbere bildiğim tek şiirin yazarıdır Attila İlhan. Genelde insanlar onu " Ben Sana Mecburum " şiiri ile bilirler. Hemen hemen en popüler şiiridir zaten. Benim şiirim ise daha çok arka planda kalanların, içten içe sevenlerin ( belki de cesaretsizler demeliyiz yada platoniklerin aşıklar desek o da olabilir) sevipte söyleyemeyenlerin şiiridir. Bana göre platonik aşk bazı gerçek aşklardan daha güzel ve değerlidir o yüzden küçümsemiyorum onun gücünü. Hatta onun gücü yüzünden bu şiire bu kadar tutkunum sanırım .. Üçüncü Şahsın Şiiri Gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu, ağlardım Beni sevmiy...

Batman Belediyesi Batman'e Dava Açıyor

BATMAN Belediye Başkanı DTP'li Hüseyin Kalkan, dünya gişe rekorları kıran 'Batman' filminin yönetmeni Christopher Nolan'a, Batman şehrinin adını izinsiz kullandıkları gerekçesiyle dava açmaya hazırlanıyor. Kalkan, "Davayı önümüzdeki süreçte filmin çekildiği ABD'de açmayı planlıyoruz" dedi. ABD'li yönetmen Christopher Nolan'ın yaptığı 'Batman' filminin adının Batman şehrine ait olduğunu ve isim hakkının da kendilerinin olduğunu savunan Başkan Kalkan, konuyla ilgili hukukçuların çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.Kalkan, şunları söyledi: "3 yıl önce Yılmaz Güney Sinema Salonu'nu açarken, dünyada gişe rekoru kıran Batman filmiyle açmayı planlıyorduk. Fakat sinemanın adı Yılmaz Güney olduğundan usta oyuncunun filmiyle sinemamız açıldı. Dünyada bir tek Batman var. ABD'li film yapımcıları ilimizin adını bizden habersiz filmlerine yansıtmışlar. Batman'ın adını kullananlardan davacıyız. Bu davayı gerekirse de ABD'de de açacağı...

The Wisdom of Jeff Murdock

coupling dizisindeki bu yüce insanın erkekler hakkındaki görüşü: -women think we are normal. like them. cause we talk to them like normal people. we say 'hello', 'how are you', 'haven't seen you in this place before', 'what kind of music do you like?' but all the time in our brains we've got the word "breasts" on a loop. if we ever lost control for a second, we'd all start shouting 'breasts, breasts, breasts, breaastsss'.. -kadınlar bizim normal olduğumuzu düşünür, onlar gibi olduğumuzu. çünkü onlarla normal insanlar gibi konuşuruz. "merhaba" deriz, "nasılsın", "seni burada daha önce görmemiştim", "ne tarz müzikten hoşlanırsın". halbuki tüm bu süre boyunca aklımızda "meme" sözcüğü dönüp durur. bir an için kontrolümüzü kaybedecek olsak hepimiz memeler, memeler, memeee diye bağırıyor oluruz.

Bilge Sözler

" Gerçek bir akıl, yalanlar ve yanılsamalar arasında, kaybolmadan yolunu bulabilir. " " Gerçek bir kalp, nefretin zehrine zarar görmeden dokunabilir." " Zamanın başlangıcından beri, karanlık ortalığı kaplasa da, ışığın etrafı aydınlatması için, her daim eğilmesini bilir." Dev Aslan-Kaplumbağa (Avatar)

Breaking Bad

Herkesin deliliğin sınırlarına yaklaşmaya başladığını düşündüğü zamanlar olmuştur hayatında. Öyle şeyler olur ki, herşey ters döner , katlanır ve üstünüze doğru gelir. Bazen fiziksel olarak bazen de zihinsel olarak kendinizi çılgınlığa yaklaştığınızı hissedersiniz. Kafanızda o kadar çok düşünce dönmektedir ki gerçek hayatta olanlar sizin etrafınızdan geçip giderler. Onları fark etmezsiniz bile.. Breaking Bad dizisi de bu sınıra ulaşmış bir adamın hikayesini anlatıyor. Walter White elli yaşında kimya öğretmeni ve hayatı yerli yerinde. Güzel bir eşi , sakat bir oğlu ve büyük bir evi var. Hayatı gayet rutin aslında. Okuldan sonrada araba yıkama merkezinde kasa da, adam eksiği olduğunda ise yıkama bölümünde çalışıyor. Walter 'ın sorunlarının birikmeye başlaması kendini derste azarladığı zengin çocuğunun arabasının jantlarını parlatırken bulması ile başlıyor. Aslında 1 haftadır da...

Jerry Diyor ki

Kadınlar erkekleri nasıl etkileyeceklerini biliyorlar. Makyaj yaparlar , saçlarını yaptırırlar , güzel giyinirler .. Biz erkeklerin ise kafası biraz karışık. Uzaya roket yollarız , köprüler yapar , binalar inşa ederiz. Ve bunların hepsini sizi etkilemek için yapıyoruz .. "Jerry Seinfeld"