Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

22 yıl oldu ama hala haklı

Her şeyin sahtesi var… Paranın sahtesi var… Tablonun sahtesi var… Altının, gümüşün, elmasın sahteleri var… Var oğlu var!… Peki dinin ve ideolojilerin de sahteleri yok mu? Olmaz olur mu hiç? Var. Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duygularının ve dince kutsal kavramların siyaset adına kullanılması ile din, din olmaktan çıkar, siyasetin aracı olur. Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez… Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder. Yalnız Türk Lirası ile milyarder değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi olmuşlar birçoğu. Oh ne kolay!… Çek bir besmele, gelsin paralar… Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığıyla kazanılan milyarlar… Elhamdülillah Müslümanız!… Elhamdülillah milyarderiz!… Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda… Bir üçgen bu… Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni… Bunlar dindarın s...

Türkçenin Yazılışı, Okunuşu…

Eskişehir’e indim; Porsuk Çayı’nın orda, dükkânın adı “Lavash”. İstanbul, Beşiktaş yokuşunda kebapçı olmuş “Dönerchi”. Allah Allah, bunu yazan zât-ı Avrupaî anlaşılan Batı dilinde “ch” nın “c” değil, “ç” okunduğunun da farkında değil. Ve tabii böyle gülünç (daha doğrusu acınacak) misâlleri artık sıkça görüyorsunuz. Sâdece aşağılık duygusundan, sömürge ruhluluktan mı, yoksa üstüne özenti sıvanmış bir kara câhillikten mi oluyor bunlar dersiniz? Atatürk’ün yeni Türkçe yazısı tüm dünyanın imrendiği, bütünüyle diline tam uyan, okunduğu gibi yazılan, yazıldığı gibi okunan bir yazıdır. Herkes bu yazıyı birkaç haftada öğrenebilir. İlk defâ karşınıza çıkan bir kelimenin nasıl okunacağı, nasıl yazılacağı diye bir sorun yoktur. “Harf harf söyle” diye sorulmaz. Batı dillerinde, özellikle şu imlâsı tam bozuk “Tarzanca”da ise, biri “Adım Smith” dese, öbürü hemen, “spell it” (harfle) der. Ne gülünç; halbuki “Smith”, Türkçe’deki “Mehmet” kadar yaygın bir isim. Türkçe’nin ve yazısının bil...

Başlıksız

mutlu olmak nedir ? ve ne yaparız mutlu olmak için ? mükemmelliğe , en iyiye nasıl ulaşır insan ? deneyerek * hataları ödül olarak görerek * çabalayarak * vazgeçmeyerek * inanarak * ancak bunları yapabilen insan geriye döndüğünde keşke demez . pişman değilim der içi hiç acımadan hem de . tekrar aynı şartlar verilse elime yine denerdim . asla vazgeçmezdim . mutlu olma şansımı neden kendi ellerimle iteyim ki ? "keşke" demek sebepsiz ve yersiz . her şey olması gerektiği gibi düzende . avutmak avunmak için değil bunlar. çünkü bundan ibaret hayat . tekrar tekrar denemekten . Jonathan en küçük engelde vazgeçseydi nasıl çıkabilirdi sınırların dışına ? Sınırların olmadığına inanmasaydı nasıl öğrenirdi uçmayı -gerçekten uçmayı - ? Mükemmele ulaşacağına inanmasaydı , yaptığı hatalar sonucu vazgeçseydi uçmaktan ? farklı olmayı bırakıp herkes gibi uçsaydı nasıl değerdi kanatları buluta ? sonunda -başardığında- başta yanında olmayanlar bile onun üstünlüğü karşısında ezilmedi mi ? Yere çak...