1947'de inşaatına başlanıp 1950 yılında tamamlanan türkiye'nin ilk ve halen en büyük rüzgar tünelidir. inşa döneminde ülkemizin bir yıllık bütçesine eşdeğer bir para harcanarak yapılmıştır. anlamsız bir şekilde 1956'da tarım makineleri üreten bir tesise dönüştürülmüş, sonrasında yıkılması tartışılmıştır. fakat milli savunma bakanlığı tünelin türk hava sanayi için "önemli bir yapı" olduğu konusunda görüş bildirmiş ve yıkılmasını önlemiştir. sonrasında odtü'ye devredilmesi gündeme gelmiş ama gerçekleşmemiştir. 1972 yılında şu anki savunma sanayi araştırma ve geliştirme enstitüsü (sage) denilen kuruma devredilir. 1994 yılında yapı onarılır ve yeniden faaliyete geçer. tünel halen tübitak-sage tarafından işletilmektedir. subsonik hızda, kapalı çevrim bir tüneldir.
tarihi kısma bakıldığında türkiye'yi yönetenlerin basiretsizliğini, dışa bağımlılığını gösteren bir yapıdır. 1926'da türkiye'nin ilk uçak fabrikası yapılmıştı zaten. sonrasında nuri demirağ türkiye'nin ilk özel uçak fabrikasını 1937'de yaparak gerekli altyapıyı oluşturmuştu. dönemin dünyadaki uçakları tanıtan "jane's all the world's aircraft" kitabının 1949 baskısında 2,5 sayfasını ayıracak kadar uçak sanayimiz vardı (o zamanlar ispanya'nın esamesi dahi okunmazken). biz bu tüneli yaparken 2. dünya savaşına giren almanya'da bile bu tür bir yapı yoktu. üstelik adamlar londra'ya bile havadan saldırabilecek güçteydi. bizde her türlü imkan varken neden yapamadık? atatürk'ün istikbal göklerdedir sözünü biraz irdeleyip, açıldığında gerekli önem verilseydi bir boeing, bir airbus türkiye'den çıkartamaz mıydık? şimdi abd'den savaş uçağı, ispanya'dan casa uçakları ithal ediyoruz. afferim bize..
bilmeyenler için not: rüzgar tüneli ulaşım araçlarının (özellikle uçakların) aerodinamik yapılarının tasarımında önemli ölçüde kullanılır.
tarihi kısma bakıldığında türkiye'yi yönetenlerin basiretsizliğini, dışa bağımlılığını gösteren bir yapıdır. 1926'da türkiye'nin ilk uçak fabrikası yapılmıştı zaten. sonrasında nuri demirağ türkiye'nin ilk özel uçak fabrikasını 1937'de yaparak gerekli altyapıyı oluşturmuştu. dönemin dünyadaki uçakları tanıtan "jane's all the world's aircraft" kitabının 1949 baskısında 2,5 sayfasını ayıracak kadar uçak sanayimiz vardı (o zamanlar ispanya'nın esamesi dahi okunmazken). biz bu tüneli yaparken 2. dünya savaşına giren almanya'da bile bu tür bir yapı yoktu. üstelik adamlar londra'ya bile havadan saldırabilecek güçteydi. bizde her türlü imkan varken neden yapamadık? atatürk'ün istikbal göklerdedir sözünü biraz irdeleyip, açıldığında gerekli önem verilseydi bir boeing, bir airbus türkiye'den çıkartamaz mıydık? şimdi abd'den savaş uçağı, ispanya'dan casa uçakları ithal ediyoruz. afferim bize..
bilmeyenler için not: rüzgar tüneli ulaşım araçlarının (özellikle uçakların) aerodinamik yapılarının tasarımında önemli ölçüde kullanılır.
Yorumlar