Ana içeriğe atla

Kazanmak bir Alışkanlıktır

Bir basketbolcunun kazanabileceği farklı şampiyonlukların sayısı azdır aslında. Michael Jordan 'ın bile sadece kolej, NBA ve olimpiyat şampiyonluğu var. Tabi bunun sebebi amerika da NBA in tek lig olması olabilir. Amerika dışını düşünürsek, örneğin avrupayı ; lig , lig kupası , eurolig gibi takım olarak kazanılabilecek kupalar var. Buna ek olarak avrupa şampiyonası, dünya Şampiyonası ve olimpiyatlar var. Tabi bunları Jordan ı küçültmek için yazmıyorum, zaten öyle birşey yapamam, kariyeri ortada. Bunları başka birinin gördüğü saygıyı arttırmak için yazıyorum.


Manu Ginobili kazandığı şampiyonluklarla en az MJ kadar sayıgıyı hak ediyor. Şu ana kadar İtalya ligini, İtalya kupasını , Eurolig şampiyonluğunu , Olimpiyat şampiyonluğu ve Amerika şampiyonasını kazandı. Bunlara ek olarak NBA de de 3 şampiyonluğu var. Tek eksiği bir dünya şampiyonası kupası, aslında onu da hakemler elinden aldı biraz şüpheli bir biçimde. Yugoslavya-Arjantin dünya şampiyonası finalinin son dk sında çalan düdükler oynadıkları oyunla kupayı sonuna kadar hak eden arjantinlileri yaktı diyebilirim. ( Ben yugo lar kazansın istemiştim, itiraf edeyim burda). Yoksa Manu kazanmış olabileceği maksimum şampiyonluk sayısını kazanmış olucaktı şimdi. Zaten şu an bile Olimpiyat , NBA ve Eurolig şampiyonluğu yaşamış tek oyuncu Ginobili. Bu bile ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu kanıtı aslında.

Ginobili 'nin Kinder Bologna da yaptıkları inanılmazdı. Youtube dan videolarını izledim, ve ben şu ana kadar avrupa da bu kadar çılgın şeyler yapan başka bir oyuncu görmedim, duymadım. Smaçlar, bloklar, asistler. Genelde çaylaklar NBA deki ilk yılında fazla oynatılmazlar. Ginobili de San Antonio ya avrupanın en iyisi olarak geldi ama normal olarak ilk beş çıkamıyordu. Sahneye asıl çıkışı ise playofflarda oldu. Eli titremeden , geri çekilerek attığı kritik şutlar ile San Antonio nun şampiyonluğuna büyük katkı yaptı. Bir sonraki yaz ise olimpiyatlarda Arjantin şiir gibi bir basketbol oynayarken Ginobili de altın madalyayı boynuna takıyordu.

Ginobili nin oyun tarzı, diğer yabancı oyunculardan çok farklı. Solak olması zaten onu pek çok oyuncudan farklı yapıyor ama asıl farkı olan kısmı saldırganlığı, çılgınlığı ve yaratıcılığı. Kaan Kural Ginobili için "kendisi beyaz ama oyunu siyah" demişti. Bazı siyah oyuncular bile onun kadar gözü kara bir biçimde potaya gidemiyorlar. Ginobili nin felsefesi saldırmak ama körü körüne değil, akıllı olarak saldırmak. Dengeli olarak hücum etmek. Attığı inanılmaz turnikeleri, basket foulleri görünce insan şaşırıp kalıyor.

2005 playoff larında ben Ginobili nin final mvp si olabileceğini düşünmüştüm ama ödülü Duncan a verdiler. Ginobili alev almış gibiydi, attığı giriyor, verdiği pas asist oluyordu. Sonraki 3 yılda da bu pek değişmedi. Ginobili skor lazım olduğu zaman skor üretti, oynaması gerekmediği zamanda kenarda oturdu. Bu sezon Ginobili 15-20 dk oynuyor genelde, bazen 30 dk ya çıkıyor süresi. Ufak bir sakatlığıda olabilir veya kendini playoff lara saklıyorda olabilir. Eğer öyleyse San Antonio dan korkmamız gerek bu yıl yine. Tek yıllarda şampiyon olmayı seven yapısı ( 2003, 2005 ve 2007) ve kenarda oturup dinlenen arjantinli boğası ile San Antonio korkulması gereken bir takım bu yılda.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

22 yıl oldu ama hala haklı

Her şeyin sahtesi var… Paranın sahtesi var… Tablonun sahtesi var… Altının, gümüşün, elmasın sahteleri var… Var oğlu var!… Peki dinin ve ideolojilerin de sahteleri yok mu? Olmaz olur mu hiç? Var. Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duygularının ve dince kutsal kavramların siyaset adına kullanılması ile din, din olmaktan çıkar, siyasetin aracı olur. Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez… Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder. Yalnız Türk Lirası ile milyarder değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi olmuşlar birçoğu. Oh ne kolay!… Çek bir besmele, gelsin paralar… Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığıyla kazanılan milyarlar… Elhamdülillah Müslümanız!… Elhamdülillah milyarderiz!… Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda… Bir üçgen bu… Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni… Bunlar dindarın s...

Yaz Tatilindeyiz

Yaz gelince herkes bir yerlere kaçmak, rahatlayacak bir yer bulmak ister. Geri kalan 9 ay içinde yaptıklarımız, uğraştığımız şeylerin hepsini yaz tatili ümidiyle yaparız aslında, bittiği andan beri tekrar beklediğimiz tatili düşünerek. Yaz tatilinin herkes için farklı içeriği vardır. Kişinin hayat şartlarına, ailesinin durumuna , izin günlerinin sayısına göre değişir hepsi. Benim yaz tatilim klasiktir genelde, taa çocukluktan beri süregelen bir şekilde olur. Temmuz gibi annemle babam izinlerini alırlar, ailecek arabaya atlanır, erdek/ocaklar olsun, yada belki farklı olsun diye ayvalık , gidilir, 1 hafta kalınır, büyük oranda pansiyonda çünkü otelde kalmak biraz tuzludur hep. 3 aydan çıkarılan bir hafta dışında kalan günleri hep aynı geçer, gündüz evde, akşamüstü oldu mu dışarı çık, arkadaşlarında toplanıp futbol oyna, basket oyna, otur muhabbet et. Her gün aynısı, hem de hiç sıkılmadım bu rutinlikten, hayatımın en keyifli yaz tatilleriydi onlar. Sonra üniversite çıktı, herkesin ...