Ana içeriğe atla

Kayıtlar

22 yıl oldu ama hala haklı

Her şeyin sahtesi var… Paranın sahtesi var… Tablonun sahtesi var… Altının, gümüşün, elmasın sahteleri var… Var oğlu var!… Peki dinin ve ideolojilerin de sahteleri yok mu? Olmaz olur mu hiç? Var. Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duygularının ve dince kutsal kavramların siyaset adına kullanılması ile din, din olmaktan çıkar, siyasetin aracı olur. Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez… Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder. Yalnız Türk Lirası ile milyarder değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi olmuşlar birçoğu. Oh ne kolay!… Çek bir besmele, gelsin paralar… Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığıyla kazanılan milyarlar… Elhamdülillah Müslümanız!… Elhamdülillah milyarderiz!… Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda… Bir üçgen bu… Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni… Bunlar dindarın s...

Türkçenin Yazılışı, Okunuşu…

Eskişehir’e indim; Porsuk Çayı’nın orda, dükkânın adı “Lavash”. İstanbul, Beşiktaş yokuşunda kebapçı olmuş “Dönerchi”. Allah Allah, bunu yazan zât-ı Avrupaî anlaşılan Batı dilinde “ch” nın “c” değil, “ç” okunduğunun da farkında değil. Ve tabii böyle gülünç (daha doğrusu acınacak) misâlleri artık sıkça görüyorsunuz. Sâdece aşağılık duygusundan, sömürge ruhluluktan mı, yoksa üstüne özenti sıvanmış bir kara câhillikten mi oluyor bunlar dersiniz? Atatürk’ün yeni Türkçe yazısı tüm dünyanın imrendiği, bütünüyle diline tam uyan, okunduğu gibi yazılan, yazıldığı gibi okunan bir yazıdır. Herkes bu yazıyı birkaç haftada öğrenebilir. İlk defâ karşınıza çıkan bir kelimenin nasıl okunacağı, nasıl yazılacağı diye bir sorun yoktur. “Harf harf söyle” diye sorulmaz. Batı dillerinde, özellikle şu imlâsı tam bozuk “Tarzanca”da ise, biri “Adım Smith” dese, öbürü hemen, “spell it” (harfle) der. Ne gülünç; halbuki “Smith”, Türkçe’deki “Mehmet” kadar yaygın bir isim. Türkçe’nin ve yazısının bil...

Başlıksız

mutlu olmak nedir ? ve ne yaparız mutlu olmak için ? mükemmelliğe , en iyiye nasıl ulaşır insan ? deneyerek * hataları ödül olarak görerek * çabalayarak * vazgeçmeyerek * inanarak * ancak bunları yapabilen insan geriye döndüğünde keşke demez . pişman değilim der içi hiç acımadan hem de . tekrar aynı şartlar verilse elime yine denerdim . asla vazgeçmezdim . mutlu olma şansımı neden kendi ellerimle iteyim ki ? "keşke" demek sebepsiz ve yersiz . her şey olması gerektiği gibi düzende . avutmak avunmak için değil bunlar. çünkü bundan ibaret hayat . tekrar tekrar denemekten . Jonathan en küçük engelde vazgeçseydi nasıl çıkabilirdi sınırların dışına ? Sınırların olmadığına inanmasaydı nasıl öğrenirdi uçmayı -gerçekten uçmayı - ? Mükemmele ulaşacağına inanmasaydı , yaptığı hatalar sonucu vazgeçseydi uçmaktan ? farklı olmayı bırakıp herkes gibi uçsaydı nasıl değerdi kanatları buluta ? sonunda -başardığında- başta yanında olmayanlar bile onun üstünlüğü karşısında ezilmedi mi ? Yere çak...

Şimdi Bir Ampül Yandı Kafamda ..

Aydınlanma buradan başlıyor, hepimiz için .. Woman has Man in it; Mrs. has Mr . in it; Female has Male in it; She has He in it; Madam has Adam in it; No wonder men always want to be inside women! Men were born between the legs of a woman, yet men spend all their life and time trying to go back between the legs of a woman…. Why? BECAUSE THERE IS NO PLACE LIKE HOME... Okay, Okay, it all makes sense now… I never looked at it this way before: MEN tal illness MEN strual cramps MEN tal breakdown MEN opause GUY necologist AND . When we have REAL trouble, it’s a HIS terectomy . Ever notice how all of women’s problems start with MEN ?

Bile Bile Sona Yürürken ...

Yaşlanmak her insan için zordur. Gençliğin geri de kalması, hayatın artık yavaş yavaş son dönemeçlerine girilmesi burdan bakınca bana çok zor geliyor. Hayal etmesi bile ağır. Peki ya bir şampiyon için bu durum nasıldır. En iyi yıllarında zirvedesindir, insanlar seni alkışlar, herkes peşinden gelir, çılgıncadır yaşamak, vücudunun en formda olduğu dönemlerdir. O yılların tadını çıkarırsın hiç düşünmeden. Ama o yıllar bir kere geride kalmaya başladı mı, önce baş rolden inersin, sonra yardımcı rolü kaybedersin ve en sona da sadece figüranlık yapmak kalır. Arada bir zamanlar kral olduğun yere gidersin, kendi krallığına bakar, iç geçirir, hüzünlenerek yeni kralları seyredersin. Ve hep eskiyi özlemle anarsın, tekrar orda olmak için herşeyini bile verirsin... Bir veda konuşması yapmak bütün herkesin hakkıdır aslında.. Eğer gerçek bir şampiyonsak asla o sahayı bırakıp gidemeyiz. Tıpkı Randy " The Ram " Robinson ın yaptığı gibi ... - Bu gece sizlere şunu söylemek istiyor...

Bana Bir Şişe Şarap

Genelde bizler duygularımızı anlatıcak şarkılar ararız, duygularımıza şarkıların eşlik etmesini isteriz, bütün şarkılarda o yönde yazılır zaten hemen hemen. Umutsuzluk, öfke, neşe, keyif hep şarkılarda anlatılan duygular. Bazı şarkılarda ise yanlarında eşlik edilecek birşeyler gerektirirler. Mesela bir sevgili olabilir, yada sigara veya içki. Benim bu durum için şarkım ise Jimi Hendrix in "All Along the Watchtower". Girişi bile yeterli belki de beni o ruh durumuna sokmasına, yanımda bir şarap şişesi olsa da, içsek kafa sallasak, diğer hippilerle yanyana olsak şeklinde. Sanki beni alıp 60ların o hippi dolu, herkesin kafasının güzel olduğu yıllara götürüyor. Konser alanında herşeyden soyut bir biçimde sadece eğlenmeye, keyfini çıkarmaya yönelmiş hissediyorum kendimi. O an hayat Jimi 'nin sahne kıyafeti kadar renkli görünüyor gözüme, herşey olduğundan daha fazla renkli ve yanımda da bana eşlik eden sadece bir şarap şişesi, tabi yarısı içilmiş bir halde..

Giderken ..

Düşman donanmalarının askerleri ve kocaman gemileri ( 55 tane ) sevr sonrası istanbul 'a geldiğinde onların arasından geçmekte olan, ki kendisi de sanırım musul dan dönmüştür, Mustafa Kemal yaverine yıllar boyu slogan olacak o sözü söylemiştir " Geldikleri Gibi Giderler ". Bu güne kadar hep gelmeleri ve bu söz meşhur oldu. Peki ya gitmeleri ? İşte böyle de gittiler. Mustafa Kemal' de yıllar önce söylediği sözü bizim için gerçekleştirmiş oldu.