Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Karanlıkta Doğan Düşünceler

Yaşamak bina yapmaya benzer. Hiç kimse yıllarını harcadığı, emek verdiği bir işi öylece bırakıp gidemez. Bu sadece fimlerde olur ve onlar gerçek değiller. Kimse yaşamından memnun değildir, herkes yarın değişicem, böyle yapıcam, bunları artık yapmıcam diye düşünür ama hiçbir zaman bunu uygulayamaz. 20 yıldır üzerine ekleyerek inşa ettiğin bir hayatı bir günde değiştiremezsin. Değişicem dersin ama birkaç gün sonra bakmışsın hala aynı kişisin. Hayatımızı değiştirecek o büyük anı beklemek yada elimize bir kitap alıp onun hayatımızı değiştireceğini düşünmek zaman kaybından başka birşey değildir. Belki zamanımızın boşa harcayabilecek kadar çok olduğunu düşünüyoruz ama zaman her zaman ileri gitmekte ve bunu tersine çevirme olasılığı yok. O yüzden beklemeyip harekete geçmeliyiz. Belki binanın yapısını değiştiremeyebiliriz ama duvarlarını boyaya biliriz. İç dekorasyona özen gösterebiliriz. Bunu yapabilmek için bir kitap okumamıza, yada ışık patlaması beklememize, ölümle burun buruna gelmemize g...

Küresel Isınma ( Bir Uyanış )

Küresel ısınmanın başımıza büyük dert açacağı belli. Pek çok kişinin fark etmediği şey ise bunun hemen öyle 2-3 yılda çözülebilecek bir sorun olmadığı. Etkileri yıllar boyunca sürecek bir durum bu ve yaptıklarımızın karşılığını alabileceğimizden tam emin değiliz bile. Her ne kadar tek bir birey olarak ne kadar dikkatli olsakta, boşa elektrik ve su harcamasak, toplu taşıma aracı kullansak, hatta güneş enerjisi kullanımını arttırsak bile boşa kürek çekiyor olucaz. Bu sorunu bireysel olarak çözmemiz mümkün değil. Sanayi ve endüstri kirletmeye devam ettikçe bu sorun çözülemeyecek. Sanayi olmadan yaşayamayacağımızı düşünürsek, bence sorunlarımızla yaşamayı öğrenmek hepimizin hayrına olucak. Neyse ki insanlar çevre konularında bilinçlenmeye başladılar. Amerikan başkanlarının bile artık çevre konusunda bilinçli olduklarını görmek gözlerimi yaşarttı benim. Eminim sizde etkileneceksiniz ..

Kazanmak bir Alışkanlıktır

Bir basketbolcunun kazanabileceği farklı şampiyonlukların sayısı azdır aslında. Michael Jordan 'ın bile sadece kolej, NBA ve olimpiyat şampiyonluğu var. Tabi bunun sebebi amerika da NBA in tek lig olması olabilir. Amerika dışını düşünürsek, örneğin avrupayı ; lig , lig kupası , eurolig gibi takım olarak kazanılabilecek kupalar var. Buna ek olarak avrupa şampiyonası, dünya Şampiyonası ve olimpiyatlar var. Tabi bunları Jordan ı küçültmek için yazmıyorum, zaten öyle birşey yapamam, kariyeri ortada. Bunları başka birinin gördüğü saygıyı arttırmak için yazıyorum. Manu Ginobili kazandığı şampiyonluklarla en az MJ kadar sayıgıyı hak ediyor. Şu ana kadar İtalya ligini, İtalya kupasını , Eurolig şampiyonluğunu , Olimpiyat şampiyonluğu ve Amerika şampiyonasını kazandı. Bunlara ek olarak NBA de de 3 şampiyonluğu var. Tek eksiği bir dünya şampiyonası kupası, aslında onu da hakemler elinden aldı biraz şüpheli bir biçimde. Yugoslavya-Arjantin dünya şampiyonas...

Geçen yılda geçen yılı yaşadınız mı?

“Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi? Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi? Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı? Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz? Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız? Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç? Ve siz onu hiç kokladınız mı? Yaz gecelerinde ne kadar çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı? Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız? Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz? Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl? Çimlere uzandığınız oldu mu? Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç? Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl? Kaç kez kuşlara yem attınız? Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı? Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz? Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı? Kaç kez mektup aldınız bu yıl? Eski bir dostunuzu aradınız mı bu yıl? Kimseyle barıştınız mı bu yıl? Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl? İyi bir yılın, bunlar gibi bir çok küçük şeylere bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl? Yeni yılda d...

Skins

ingiltere çıkışlı 2007'de başlayan bir gençlik dizisi. her bölümde karakterlerden birine odaklanıp, onun sorunları üzerine yoğunlaşır. ana karakterler: tony: dizinin en şerefsiz karakteri. bu arkadaşta tip, para, zeka gibi etmenler mevcuttur,okulda iyidir, ağzı laf yapar. diğer arkadaşlarının aileleri tony'yi örnek öğrenci olarak gösterirler. okuldaki çoğu kişinin uğruna can vereceği michelle ile beraberdir, ama yine de doyumsuzdur, her fırsatta michelle'i aldatmaya yönelir, arkadaşlarına yalan söyler, ortalığı karıştırmak için insanları manipule eder. eğlence için insanların kırılmasını önemsemez. cassie: dizideki çatlak karakter. bu kızın eating disorder dediğimiz ya yemek yememe, ya da yiyince abartma gibi bir hastalığı vardır ve bir klinikte kalmaktadır. çoğu cümlesine "vauv" diyip başlar, konuşurken sürekli gülümser, genelde konuyu uzatmadan lafa girer. ilk sezonda yavaş yavaş sid'e aşık olur ama sid'in ilgisizliği yüzünden duygusal travmalar yaşar. ...

Kiss from Rose

Bu başlık aklıma geleli biraz oluyor, aslında yazının içeriği Chicago Bulls 'un yeni gülü, Jordan 'dan sonra zorlanan takımı taşıyacak adam Derrick Rose hakkında olabilirdi ama değil. Benim bahsedeceğim gül , küllerinden doğan başka biri, Axl Rose . Küllerinden doğarken derken doğru söylüyorum sanırım. 90 'ların en popüler gruplarından Guns N Roses adam akıllı son albümü 93 yılında çıkartmış. Daha sonra grup içinde çıkan tartışmalar, kavgalar tam olarak neden olduğunu bilmediğim olaylardan dolayı efsane gitarist, karizma kıvırcık Slash , yanına ikinci gitarist Izzy Stradlin 'i de alarak gruptan ayrıldı. Belki de Axl Rose dağılın lenn dedi, hep Axl 'ın egosunun fazla olduğunu düşünmüşümdür zaten. Guns N Roses şarkılarını düşündüğüm zaman iki şey ön plana çıkar hep, Axl Rose 'un vokali ve Slash 'in gitarı. Hatta bazen şarkıları sırf gitarın taşıdığını bile düşünürdüm. Slash 'in ayrılığı bana Guns N Roses bitti galiba diye düşündürmüştür hep. Üç yıl ön...

Yolculuk Bilmecesi

Bugün yoldaydım, yaklaşık 5.5-6 saat civarı süren yolculuğu kısaltacak aktiviteler her zaman lazımdır. Ben büyük kısmında müzik dinledim, dalmışım zaten , bi ara otobüs titrediğinde kendime geldim, baktım Balıkesir 'e giriyoruz. Yani yolun büyük kısmı bitmiş. Tabi Balıkesir de verilen 25 dk 'lık mola 1.5 saatten daha az yolu kalmış bana ekstra olarak 25 dk daha ekledi. Bende bu süreyi film izlemeye kullanayım dedim. Filmin içinde geçen güzel bir bilmece hoşuma gitti , paylaşayım istedim. Cevaplarınızı bekliyorum .. Beyazım, yuvarlağım ama her zaman ortada yokum Bazen yarımım bazen bütün, bazen de tek bir dilimim Bazen aydınlığım, bazen karanlık, bazende her ikisiyim ..